Genel

Undiscovered Country – İnceleme

Uzun süredir beklenen ve bağımsız çizgi roman severleri arasında oldukça heyecan yaratan Undiscovered Country bakalım beklentileri ilk sayısıyla ne kadar karşıladı, neleri doğru gözüküyor ya da nelerini beğenmedik hep birlikte tartışalım.

Wake; Court of Owls’dan sonra benim gözümde yıldızı parlayan Scott Snyder’i gerçekten okuduğumu hissettiğim ilk çizgi roman. Daha sonra A.D de bana aynı duyguyu verse de Wake kadar iyi bir çizgi roman değildi. Wake’in de kendi içinde iyi başlayan ama bir anlamda umarsızca ve rahatlıkla kötü diyebileceğimiz bir finali oldu. Açıkçası Undiscovered Country, Soule ve Camuncoli’yi de içerisinde bulundurmasından dolayı aslında bu diğer 2 çizgi romandan bir anlamda ayrışıyor. Çünkü sadece Snyder’ın projesi değil, hatta çizgi romanın sonuna iliştirdiği uzun mektubunda da anlattığı gibi aslında Charles Soule ile olan arkadaşlıklarının zirve noktasının eseri.

Snyder’in de Soule’nin de apokaliptik ve fütüristik dünya yaratmayı sevdiklerini biliyoruz. Hatta Court of Owls için bile Gotham’ın nasıl yıkılacağını konu aldığını, perdeler arkasındaki oyuncuları gösterdiğini söyleyebiliriz. Image’in Walking Dead sonrasında başarılı tüm eserleri de aslında bir anlamda apokaliptik bir dünyanın ertesinde yaşanan yeni dünya düzeni temalı konuları yakalayan çizgi romanlar oldu. Bu bağlamda okuyucunun istediğini veriyor diyebiliriz.

elgelim ki Undiscovered Country’nin kapağını elinize aldığınızda ya da ilk bir kaç sayfayı okuduğunuzda kafanızda kurmuş olduğunuz senaryo bir anda 180 derecelik bir dönüş yaşıyor ve hiç bir şey beklediğiniz gibi değil. Bana kalırsa başlı başına şu “plot twist” bile çizgi romanı okumaya değer kılıyor ve gelecek sayılar için heyecan yaratıyor.

İyi yönleri arka arkaya sıralayıp neyi beğenmediğime daha hızlı geçmek istiyorum. Bir kere Undiscovered Country (Keşfedilmemiş Ülke olarak Türkçeye çevrilmesi uygun olacaktır), inanılmaz büyük ve böylece adının hakkını veriyor. Walking Dead büyüklüğünde bir eserden bahsediyorum. O da küçük bir polis merkezi olan ufak bir kasabada başlarken sınırsız bir Amerika gezisine dönmüştü. Hem coğrafi anlamda, hem hikayenin kapladığı küresel ilişkiler hem de ilk sayı itibariyle hiç bir bağ kuramadığım karakterler arasındaki ilişkiler, yeni eklenecek karakterler vesaire gibi tüm sebeplerden UC ucunu bucağını göremediğimiz büyüklükte bir iş. İyi planlanması gereken ve gözden kaçması çok büyük ihtimal ufak detayların serinin geleceğini belirleyeceği bir çizgi roman var elimizde. Mesela Amerika’nın herhangi sebepten kendini kapıyor oluşunun dünyanın geri kalanın bir şekilde çökmesine ve Amerikan toplumuna kurtarıcı olarak bakılması arasında geçen süre (30 Yıl) çok da iyi düşünülmüş gibi durmuyor şimdilik açıkçası. Amerikan ukalalığının bir sonucu da olmuş olabilir ama Snyder de Soule’de “YU ES EY” naraları atan Trump seçmeni modellerden değiller. Çizgi romanda da bunu hissediyor olmanız artı bir puan.

Amerika coğrafi olarak büyük ihtimalle dünyanın en güzel yerlerinden birisi. Özellikle “American Heartland” dedikleri Orta-Batı Amerika ve Güney e inen alanlar hala uçsuz bucaksız ve gezmesi görmesi inanılmaz keyifli noktalar. Camuncoli mükemmel bir çizer daha önce de bahsetmiştik, bu sayıda da inanılmaz ikonik çizimler yapmış. Küçük bir not; öyle güzel bir İstanbul çizimi var ki bir iki şey dışında, uzun süre incelemenizi sağlıyor bir paneli!

Gelelim neyi beğenmediğimize, aralarda da söylemeye çalıştığım şeylerin dışında, çift yazarlı eserler her zaman iyi sonuç vermeyebilir. UC için de Scott Snyder’in şu an çok formda olduğunu en iyi işi olduğunu falan söyleyemeyiz. Şimdilik Snyder planlamış, Soule yazıyor gibi hissettim ben. Kahraman kadromuzun da öyle sansasyonel ya da yenilikçi bir yanı şimdilik yok. Hikaye içerisinde cevaplanmayı bekleyen çok fazla soru var, ama Snyder’in en iyi yaptığı işlerden biri cevap verilmedik soru bırakmaması o yüzden bu konuda oldukça umutluyum. Karakterlerin dizaynı çizim olarak da çok hoşuma gitti diyemem açıkçası, geriye kalan her şey gözüme “büyük”, “pahalı” ve “iyi” gözükse de karakterlere şimdilik bir soru işareti koyuyorum.

Genel olarak UC inanılmaz umutlu olduğum ve yeni bir klasik olabilecek potansiyelde bir Image çizgi romanı. Buradaki Image çizgi romanı dememin sebebi Image markasını bir sıfat olarak kullanmam. İyi okuyucular ne demek istediğimi kolaylıkla anlayacaklardır. Sadece “hype” üzerinden bu seriye girerseniz yanılırsınız, sizden uzun vadeli bir birliktelik talep ediyor UC çünkü. Yine de ilk sayısını okuduktan sonra karar verin. Umuyorum ki, Black Science, Seven To Eternity, Manhattan Project gibi eserlerden farklı olarak sadece ilk Arcıyla iyi kalmaz ve WD seviyesine erişir.

NOT : 8.2 / 10

İlgili Ürünler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir